Çocukluktan yetişkinlik çağına doğru, DEHB’li çocuklar gelişimlerinin farklı evrelerinde farklı özellikler ve davranışlar gösterir.
Sonuçta yaşam, çocuklar büyüdükçe onlardan yeni ve özgün taleplerde bulunacaktır. Örneğin, üç ve dört yaş giyinme, ayakkabı bağlama ve dişlerini fırçalama gibi öz bakım becerilerinde ustalaşmayı gerektirir. 8 ve 9 yaş, çocuklardan arkadaş edinmelerini, odalarını temizlemelerini ve ödevlerini bitirmelerini ister.
DEHB belirtilerinin yaşamın talepleriyle etkileşimini, çocuk büyürken sürekli değişen bir tablo oluşturur.
Ne yazık ki DEHB sıklıkla gelişimsel görevlere müdahale eder ve birey büyüdükçe, elbette, yaşam neredeyse her zaman daha fazla öz denetim talebine girer.
DEHB VE BEBEKLİK
Bebeklerde belirtiler fazla güvenilir değildir. DEHB tanısı koyulan bebeklerde sürekli ağlama, uyku sıkıntıları ve beslenme sorunları gibi daha fazla düzenleyici sıkıntılar gösterme eğilimi vardır. Bebeklikteki bu işaretlere ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini aklınızdan çıkartmayın.
Ancak birçok DEHB’li çocuk oldukça huzurlu bir bebek de olabilir, her mızmız ya da yerinde duramayan bebeğe büyüdüğünde DEHB tanısı koyulmaz.
DEHB VE ÇOCUKLUK ( 12-36 AYLIK)
DEHB’ nin daha güvenilir göstergeleri, bebeklerin yürümeye başladıkları dönemde ortaya çıkar. Aslında uzmanların çoğu DEHB’li çocuğu 3 ya da 4 yaşına kadar tespit etmenin mümkün olduğuna inanır. Yine de baskın göstergelere kısa dikkat aralığı dahil değildir çünkü çok az sayıda 3 yaş çocuğu, uzun süre bir şeye odaklanarak kalabilir.
Bunun yerine, uyumsuzluk daha fazla sorun haline gelebilir ve aşırı inatçılık görülebilir.
İlk çocukları ise, çocuklarının sadece 2 yaş sendromundan geçiyor olup olmadığını söylemek anne babalar için güçtür.
Çocuk erken yürümüş olabilir, sürekli hareket halindedir. Bu çocukların çoğu hiperaktif dürtüsel olduklarından ve sıklıkla koordinasyon zorlukları yaşamaları nedeniyle sakarlığa yatkındırlar.
İlgi isterler ve yalnız başlarına doğru düzgün oynamazlar. Evde başka çocuklar varsa kardeş rekabeti ve kıskançlık sürekli ve aşırı yoğun olabilir.
DEHB İLE BÜYÜMEK
DEHB VE ÇOCUKLUK (3 YAŞ-5 YAŞ ARASI)
DEHB sahibi çocuklar büyüdükçe toplum içinde gösterdikleri uyumsuzluk, anne babalar için sıklıkla aşırı utanç verici durumlar yarattığından daha büyük bir sorun halini alabilir.
Birçok aile sık sık birlikte dışarı çıkmaktan, hatta arabada, restoranlarda ve otellerde başlarına gelen korkunç tablolar yüzünden tatile gitmekten bile vazgeçiverir.
Akran sorunları, okullardan çocuğun kötü davranışlarıyla ilgili telefonlar gelmeye başlayabilir.
Genellikle saldırgan davranışları ve normal rutinlere ayak uyduramaması nedeniyle bir ya da daha fazla ana okulundan atılmış ve HB tanımı çocukları rastlamak alışılmadık bir durum değildir.
Bu yaşta, diğer çocuklarda olduğu gibi DEHB tanılı çocuklarda da işe yaramadığı açıkça görülen disiplin, gereksiz abartılı öfke krizlerini de tetikleyebilir.
Bu yaş aralığında tehlikeli yıkıcı davranışlara sık sık rastlanabilir. Bu yaştaki DEHB tanılı çocukların sadece dürtüsel çocukça bir meraktan bir şeyleri kırması ya da parçalayabilmesi mümkündür.
Bu yıllarda anne babalar, DEHB’li çocukla nasıl başa çıkacaklarına dair birbirleriyle daha fazla çatışmaya girebilir, bu da her geçen gün artan karı koca sürtüşmelerine neden olabilir.
Bu çocukların disiplin açısından genellikle annelerinden çok babalarına daha iyi tepki verdikleri gerçeği çoğunlukla durma yardımcı olmaz.
Aynı zamanda DEHB’li çocuğu olan ailelerde boşanma ve ayrılma oranlarının daha yüksek olduğunu veriler göstermektedir.
DEHB VE ÇOCUK (5 YAŞ-12 YAŞ ARASI)
Bu çocuklar 5 – 12 yaş arasındayken gerçekten sorun halini alır. Düzgün oturma ve odaklanma gerekliliği birinci sınıfta ciddi şekilde artar ki bu çocuklar fazlasıyla zorlayıcıdır.
Sınıfta bırakma, çocuğu bir yıl geride tutma düşünülebilir. Çünkü DEHB’li çocuklar genellikle olgunlaşmamış olarak algılanırlar.
Ancak sınıfta bırakma, üzerinde dikkatlice düşünülmesi gereken bir konudur. DEHB değerlendirmesi yapılmadan çocuğu bir yıl geride bırakmak hata olabilir. Eğer sorun öncelikle DEHB ise ve durumu iyileştirmek için hiçbir şey yapılmazsa, bu çocukların çoğu ikinci defa birinci sınıfa geldiklerinde yine aynı sorunları yaratacaklardır.
Birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda, DEHB’Lİ çocukların büyük bir kısmının yaklaşık %45 inin öğrenme güçlüğü de olduğundan, öğrenmeyle ilgili sorunlar da ortaya çıkmaya başlar.
Bu çocukların birçoğu için ince motor koordinasyonları akranları kadar iyi gelişmemiştir. Matematik ve okuma gibi belirli dersler, yüksek düzeyde uzun süreli odaklanmayı gerektirir o yüzden bu dersler en çok sıkıntı yaşadıkları alanlardır.
Sosyal olarak DEHB tanılı bir çocuğun çok fazla arkadaşı olmadığı gibi yalan söyleme, kavga etme ve çalma gibi kötü davranışlarında da artış olabilir.
Yalan söyleme genellikle bitirilmemiş okul ödevleriyle ilintilidir. Yaramazlık yapma eğilimleri kaygı vericidir. Çünkü bu çocukların yaklaşık %50 – %60’ının karşı gelme bozukluğu için de gerekli özelliklere sahiptirler.
Bu çocuklar sonraları daha ciddi, yaş dönemlerine uygun olmayan, yaşına göre erken yaptığı bazen yasadışı olabilen faaliyetleri içeren davranım bozukluğu/çocuk suçluluğunun örtmecesi sorununa sahip olma konusunda ciddi risk altındadırlar.
DEHB VE ERGENLİK
DEHB ve ergenlik genellikle iyi bir karışım değildir.
DEHB tanılı birçok çocuğun kaba motor huzursuzluğu açısından sakinleştiği keşke edilse de, 13 ila 19 yaş arası grupta şiddetli bir ergenlik anlamı oluşabilir.
DHB li çocuklar ergenliğe girene kadar, birçok aile çocuklarının davranışlarından bıkmış ve yıllardır süren sıkıntılar yüzünden dayanma güçlerinin sonuna gelmişlerdir.
Diğer aile üyeleri, özellikle babalar, görünüşe göre hiç zaman kaybetmeden kendileri de bazen delirebilirler ve bu halleri ara sıra çocuklarının öfke nöbetlerinin bile önüne geçebilir.
Anne babalar özellikle, çocuklarının tartışmaya girmesinden bıkmıştır.
“Hayır” kelimesini asla yanıt olarak kabul etmezler ve küçücük meseleler yüzünden bitmek bilmez tartışmalara girerler.
Okula gelince, birçok DEHB’li genç dokuzuncu sınıfa geldiğinde okuldan bıkmış olur akademik olarak, öğrenmeleri gerekenleri öğrenmek için yeterince odaklanıp yoğunlaşamadıkları yıllar yüzünden akranlarından ciddi şekilde geri kalmış olabilirler.
Akranlarıyla yaşanan zorluklar ergenlikte de devam eder ancak bu sorunlar çocuğun daha küçük, daha saldırgan ve daha buyurgan olduğu zamanlardaki kadar ciddi olmayabilir.
Yine de, soyutlanma genellikle bir sorun olarak ortaya çıkar ya da ergen genç, arkadaşlarıyla veya gönül işlerinde pek de uzun sürmeyen bir dizi kısa süreli ilişkilere girebilir.
DEHB VE YETİŞKİN
DEHB tanılı çocukların yaklaşık üçte ikisi büyüdüklerinde de DEHB’li yetişkin olur.
Her ne kadar bu, ciddi şekilde cesaret kırıcı olsa da durum o kadar da kötü değil. Odaklanma güçlüğü, aşırı duygusal uyarılma ve hatta bazı dürtüsellik biçimleri gibi belirtiler yetişkinlikte de devam edebilir. Diğer taraftan, belirtilen devam etse de, kişinin daha küçük yaşlarındaki belirtilerden daha az şiddetli olma eğilimi gösterir.
Kaba motor hiperaktivitesi biraz, belki kısmen azalır çünkü yetişkinin manevra yapabileceği daha çok alanı vardır.
Çocukluk çağındaki belirtiler azalsa da asıl resmin parçaları olmayan ikincil sorunlar artık işin içine girmeye başlayabilir.
Kaygı, depresyon ve madde bağımlılığı bu sorunlar arasında olabilir. DEHB’li yetişkinler iş yerlerinde daha fazla sorun yaşarlar. Bu sorunlara üretkenlikte azalma, daha çok kaza ve daha çok işe gelmemeyi ve iletişim problemleri eklenebilir.
