“Dikkatim Çabuk Dağılıyor” Alternatif/İlaçsız Olarak Ne Yapabilirim?

  • Anasayfa
  • “Dikkatim Çabuk Dağılıyor” Alternatif/İlaçsız Olarak Ne Yapabilirim?

Dikkat Eksikliği İçin Neler Yapılabilir?

Dikkat dağınıklığını, çocuk, ergen, yetişkin her yaşa grubunda sıklıkla görebiliyoruz artık.

Ve Tanımı için en basit hali ile, bir konuda konsantre olamama, bir işte uzun süre çalışılamaması durumu dikkat dağınıklığıdır. Türkiye’de sıklık oranı %13,8 düzeyindedir. Yurdumuzda yapılan bir araştırmada erkek/kız oranı 3,2 olarak saptanmıştır. Toplumdaki DEHB yaygınlığı yaklaşık olarak çocuklukta % 8, ergenlikte % 6 ve erişkinlikte % 4 olarak bildirilmektedir. Ancak henüz tanısı konmamış ya da bildirimi olmayan birçok çocuk, genç ve ergen olduğu tahmin edebiliyor.

Dikkat dağınıklığına çözüm

Dikkat dağınıklığı için modern tıptan alınan psikoterapi seansları ya da farmakolojik tedavilerin yaşama akan pozitif etkilerini gözlemlemediyseniz ya da yolculuğunuzu bütünsel olarak ilerleterek daha da kestirme bir yoldan ilerlemek isterseniz.
Duygusal ve düşünsel yüklerin insan bedenine/fizyolojiye yansımalarını, insanın diğer boyutları olan ruhsal-zihinsel-duygusal tarafından değerlendirmek gerekir.
“Ne varsa âlemde o vardır âlemde” der öğretiden referans ile biyolojinin insan bedenine sirayetini anlamaya çalışmak önemli.
Dr. Ryke Geerd Hamer, Dr. Claude Sabah, Psikolog Marc Freched ve Dr. Gilber Renaud gibi total biyoloji veya doğal tıp ile ilgilenen uzmanların yapmış olduğu ve iyi araştırılmış çalışmalar sayesinde insan hayatına yansıyan bilimi öğreniyoruz.
Derslerde sınav geçmek için anlatılan ve insan hayatında bu bilgi nasıl kullanır ki deyip önemsemediğimiz bilgilerin asıl VAROLUŞSAL KAYNAĞINI öğreniyoruz.
O yüzden gelin epigenetik aktarım olarak duyduğumuz ve insan genom projesinde(1990-2013) birçok deneylerle de anlatılan genetik denilen kavramın değişebileceğini anlatan yani DNA’ların değişebileceğini söylenen bir proje.
Kişisel gelişim bilgisinden ziyade biyolojinin, fiziğin hatta matematiğin insan bedenine sirayeti…

İnsan bedeni akıllı bir makine olarak değerlendirip Newton Fiziği mantığı ile maddesel olarak sorun kaynağı giderilirse sorun ortadan kalkabilir der.
Aynı bu mantık; insanın görünmeyen boyutu olan zihinsel programlar için de geçerlidir.
Bunun içinse biyolojik olarak epigenetik aktarımları değerlendirebilmek önemli…

Dikkat dağınıklığı nasıl giderilir

Besinlerin, tekstillerin, kozmetiğin…. Vb her şeyin organik halini arayan insan.
Bir yandan kendinin dışında organiği arayan insan?
Diğer tarafta varoluş olarak organiğini kaybeden insan?
Biyolojik olarak kendi organik halinden uzaklaştıkça (fizik yasaları zaman konisi olarak anlatır) doğanın dengesinin bozulduğu gibi insanın da biyolojik dengesi bozulmaktadır.
Biz bu bozulan dengenin nedenlerini sherlock holmes gibi kendi hayatımıza dedektiflik yaparak gözlemleyerek bulabiliriz.
Kullan- At kültürünün yaygınlaştığı yine bu dönemde bir haplık çözümler arıyor kendi yaşamsal farkındalıklarımızdan uzaklaşıyoruz gün be gün.
O yüzden varoluşumuzda-organik yaradılışımızda olmayan ancak bir sebepten dolayı yaşanılan anılarımızın otomatik beyin dilinden zihinlerde nasıl bir programa dönüştüğünü bilmek, bu programları aynı bir bilgisayar programı gibi görmek, yazılımlarını deşifre etmek, bunların insan doğasında olmadığını keşfetmek asaleti onaylanmış insan gibi gelir bana.
Diğer türlü vekil insanlık yapıyoruz.
Yoksa insan; bu dünyaya sadece yemek, içmek, gezmek, büyümek, evlenmek, kariyer yapmak, mal-mülk edinmek için gelmiş olamaz.
Bir yapay zeka robotları bile insanın ağzını açık bırakacak işler yaparken insan kendi yazıp kendinin oynadığı hikayenin ve senaryonun farkında bile olamıyor maalesef…
İnsan hali hazırda varoluşsal olarak sınırsız bir donanım ile doğuyor ve daha oluşan embriyonun genetiği %50-%50 anne-babadan edinilen DNA ile yapılanıyor.
Bu yapılanma aynı zamanda o embriyonun yazılım programını da oluşturuyor bir yandan demek.
Bu yazılım programına göre şekillenecek olan bir yaşamı olacak demek ilerleyen dönemlerde bu bebeğin.
Organik yaşanmayan her olayın, durumun fizik yasaları gereği bir karşılığı vardır dedik.
Her nesil bir önceki neslin tamamlayamadığı işleri tamamlamaya gelir çünkü…
Örneğin; Dikkat Dağınıklığına neden olan bazı anıları yaşamsal- biyolojik-organizma açısından açıklamamız gerekirse;

Dikkat Dağınıklığına Biyolojik Yaklaşım…

  • Doğum sırasında normal doğum istemeyen ya da normal doğumu Epidural Anestezi ile acıdan kaçmak için isteyen annenin çatışma programı olabilir.
    Doğum; doğada tamamen organik ve içgüdüsel gerçekleşen bir eylem.
    Ancak bizler için, “acınası, çileli, acı çekilen, bağırılan, perişan olunan, ağrıdan ağlanılan… vb” bir eylem.
    Filmlerde, haberlerde, hikâyelerde hep böyle okuduk ve duyduk.
    Soru Şu: Bu tepki, bu duygu, bu söylem, bu davranış “ORGANİK Mİ?”
    Hayır değil. O zaman doğa, evren, fizik, bilim der ki doğasına uygun yaşanmamış bu olay fark edilmeli ve helalleşmeli. Bu farkındalık için bir takım sebepler dairesinde olaylar ve kişiler girer hayatımıza. En ders vereni de çocuklarımız olur.
    Benim “Anne Olarak” dikkatimin kavuşma anımızda olmadığı gibi, varoluşta- yaradılışta- yaratılan potansiyelimde olmadığı gibi, dikkatimin acıda ve fiziksel dünyada olduğu gibi “ÇOCUĞUM DİKKATİ de” kendi potansiyel yaratımında değil, dış fiziksel dünyada olabiliyor.
  • Proje- Amaç Dönemi dediğimiz (çocuğunuza hamile kalmadan yaklaşık 9 ay öncesi-gebelik dönemi ve doğum sonrası 1 yıllık dönem) dönemde;
    Otorite karşısında otoriteyi dinliyormuş gibi yapıp dinlemeyen annenin veya babanın çocuğa aktardığı çatışma programı olabilir.
    Yine aynı mantık ile,
    Soru Şu: ORGANİK Mİ? Hayır değil.
    Otoritenin seni anlamadığı, ailenin de otoriteyi anlamadığı, karşılıklı olarak birbirini eleştiren, yargılayan, suçlayan, suçlanan bir anı da diyaloglarda dikkatler “kendimizi haklı çıkarmakta”. Bu sorun en organik hali ile nasıl çözümlenebilir de değil maalesef. Tam da bu sebeplerden ve bu yaşanılanlarda hissettiğimiz duygusal ve düşünsel dahi olan çatışmalarımız, “FİZİKSEL ÇATIŞMA” olarak epigenetik aktarım ile çocuklarımıza aktarılıyor.
  • Yine “dikkat dağınıklığı” hamilelik döneminde düşük tehlikesi yaşayan annenin çocuğa aktardığı bir program olabilir.

 

Çözüm önce bu yol ile,  kaynağı bulmak, kaynağın adını koymak ve bunu ifade etmek.
Böylece, artık bilincin dışında olan bir durumu bilince taşıdığımızdan, zihinsel programın bağlantılarını bulduğumuzdan kendiliğinden düzelen sürece dönüşür.

 

0 530 526 72 64